ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİ
Eriğin soğuk ılıman iklim bölgelerinde, hatta subtrobik iklim
bölgelerinde (soğuklama ihtiyacı düşük bazı çeşitlerin)
yetiştiği söylenebilir.
Tür sayısının çok olması yanında ülkemizde farklı ekolojik
bölgelerin sağladığı olanaklar sayesinde eriği 15 Nisan dan
itibaren; 4-5 ay süre ile pazarda görmek mümkündür. Dünya erik
üretiminde Türkiye 7. sıradadır.
Ülkemizde erik ağaçlan genellikle diğer meyve ağaçları
arasında karışık olarak bulunmaktadır. Özellikle karışık olan
bahçelerde hastalık ve zararlılarla savaş, gübreleme gereği gibi
yapılmamaktadır. Ancak son yıllarda Ege ve Akdeniz'in kıyı
bölgelerinde turfanda yeşil konusu önem kazanmış, iç ve geçit
bölgelerinde Avrupa ve Japon gurubu eriklerle, geççi; depolama
imkanı olan ve kurutmalık özelliklerdeki çeşitlerle kapama
bahçeler kurulmaya başlanmıştır.
ERİK ÇEŞİTLERİ
 Papaz |
 Santa Rosa |
 Black Beauty |
 Black Star |
 Black Amber |
|
|
|
|
|
 Black Diamond |
 Wickson |
 Stanley |
 Angeleno |
 Obilnaja |
| |
|
|
|
|
 Formosa |
 Friar |
 Mürdüm |
 Red Heart |
 President |
İKLİM İSTEKLERİ
Erik türlerinin iklim istekleri birbirinden
farklıdır. Mevcut türler içerisinde değişik iklim
koşullarına en iyi uyabilen P.cerasifera'dır.
Avrupa grubu erikler (P.domestica) kışı nispeten
soğuk geçen bölgelerde, Japon gurubu erikler (P.salinica)
ise daha ılıman bölgeler iyi gelişme gösterirler. Japon
gurubu eriklerin iç bölgelerde yetiştirilmesini kısıtlayan
en önemli faktör; ilkbahar geç donlarıdır. İç ve geçit
bölgelerde bu gurup erik yetiştirilmek istenirse, bölgedeki
ilkbahar geç don tarihinin uzun yıllar ortalaması tespit
edilip, don ihtimali olan günlerde dona karşı tedbir
alınmalıdır (saman yakma, şişleme, hava akışı sağlama gibi).
Kış soğuklarına dayanıklı eriklerde soğuğa olan
dayanıklılık, ilkbaharda havaların ısınmasıyla azalmaya
başlar. Çiçeklenme devresinde duyarlılık iyice artar.
Eriklerde kabaran tomurcukların -3.1 ile -1.1 °C ye; açmış
çiçeklerin -2,2 ile 0.6 °C ye ; genç meyvelerin -1.1 ile
-0.6 °C ye dayandığı bilinmektedir.
Kış dinlenme süresi bakımından Avrupa grubu erikler +7.2
°C'nin altında 1000 saatten fazla soğuklama süresi isterler.
Japon grubu eriklerde ise bu süre 600 saat kadardır.
DÖLLENME BİYOLOJİSİ
Erik çiçekleri o yılın sürgünleri veya yaşlı spurlar
üzerindeki lateral (yan) tomurcuklarda oluşurlar. Oluşum
zamanı, yaz sonu olmakla birlikte en erken 5 Temmuz ve en
geç Eylül'dür. Her tomurcuktan 1 - 3 çiçek meydana gelir.
Yaprak meydana gelmez.
P.cerasifera çeşitlerinden bazıları kendine verimli
olmasına karşın geneli kendine döllemez. Avrupa erikleri ise
kendine verimlilik yönünden üç gruba ayrılmaktadır. P.
domestica kültür çeşitlerinin bazıları kendine verimli,
bazıları kısmen kendine verimli, diğerleri de kendine kısır
çeşitlerdir. Kendine verimli çeşitlerin kendi çiçek tozu ile
tozlanmaları durumunda meyve tutumu % 30' a kadar
yükselmektedir. Kendine kısır çeşitler ise kendi çiçek
tozlan ile tozlandıkları zaman meyve tutumu % 1.5 civarında
olmaktadır. d'Agen, Reine Claude, German Prune gibi bazı
çeşitler değişik yetiştirme bölgelerinde kendine verimlilik
bakımından farklı durum göstermişlerdir.Japon erikleri
arasında kendine verimli olanlar yoktur. Bunların bir kısmı
kısmen kendine verimli, bir kısmı da kendine kısırdır.
Kendine kısır olanların sayısı fazladır. Genellikle Avrupa
erikleri ile Japon erikleri birbirine uyuşmazlar.
Eriklerde morfolojik kısırlığa da rastlanmaktadır.
Morfolojik kısırlık gösteren çeşitlerde dişi organ normal
gelişmemekte, dumura uğramaktadır.
Erik bahçesi tesis edileceğinde dölleyici çeşide ihtiyaç
varsa; aşağıda belirtilen dikim sistemlerinden birinin
uygulanması gerekmektedir.
Şekil 1
XX00XX00XX
XX00XX00XX
XX00XX00XX
XX00XX00XX
XX00XX00XX
XX00XX00XX
|
Şekil 2
X0XX0XX0X
X0XX0XX0X
X0XX0XX0X
X0XX0XX0X
X0XX0XX0X
X0XX0XX0X
|
Şekil 3
XXXXXXXXXX
X0XX0XX0XX
XXXXXXXXXX
XXXXXXXXXX
X0XX0XX0XX
XXXXXXXXXX |
| X: Ana çeşit 0: Tozlayıcı çeşit |
DİKİM ŞEKLİ VE ZAMANI
Kendine verimli çeşitlerle bahçe kurulacağı zaman, bahçede
birkaç çeşidin yer alması isteniyorsa; her çeşit bir blok
halinde bahçeye yerleştirilmelidir (Şekil 1). Kendine kısmen
verimli veya kendine kısır çeşitlerle bahçe kurulacağı
zaman; çeşitlerin birbirini tozlayacak şekilde dikilmesi
zorunludur. Bahçe tesisi tozlayıcı oranı 1/9 oranında, her
ana çeşit mutlaka tozlayıcı çeşidi görecek şekilde (Şekil 3)
veya tozlayıcı çeşidinde pazar değeri yüksek ve
yetiştirilmek isteniyorsa iki ana çeşit sırası arasına bir
tozlatıcı çeşit olacak şekilde (Şekil 2) bahçe tesis
edilmelidir.
En uygun tozlayıcı çeşit seçilirken; çeşidin
iyi özellikleri yanında çiçek açma zamanlarının birbirlerini
tozlayacak şekilde çakışmasına, çiçek tozlarının yüksek
çimlenme gücüne sahip olmasına ve karşılıklı tozlanma sonucu
yüksek oranda meyve tutumu meydana getirecek çeşitlerin
seçilmesine özen gösterilmelidir.
Ayrıca bahçe kurulurken tek çeşit kapama bahçe yerine birden
fazla çeşit kullanılması, meyve miktar ve kalitesini olumlu
yönde etkilediğinden her zaman tercih edilmelidir.
Kışı ılıman geçen ve en fazla yağışlı olmayan bölgelerde
fidanlar Kasım-Aralık ayından itibaren dikilebilirler.
Dikime ilkbahar gelişme devresinin başlamasına kadar devam
edilebilir. Kışı yağışlı veya soğuk geçen bölgelerde ise
dikim ilkbahar mevsiminin başında yapılır.
TOPRAK İŞLEME
Yağışlı bölgelerde çayır bitkileri kullanarak bahçelerde
devamlı bir örtü bitkisi bulundurulur. Örtü bitkisi
büyüyünce biçilir. Yağışı az bölgelerde, erik bahçeleri
devamlı olarak temiz tutulmaya çalışılır. Böyle bölgelerde
bahçeler sonbaharda sürülür. İlkbaharda toprak tava gelince
Şubat sonu veya Mart içinde ikinci kez sürülür. Mayıs ayında
yapılan üçüncü sürümden sonra sulama kanalları açılır.
Ağaçların dipleri çapayla işlenir. Sulama nedeniyle yazın
bahçeler otlanırsa sulama kanallarını bozmamak için toprağı
sürmek yerine ot biçimi tercih edilmelidir.
Erik kökleri toprak yüzeyine yakın bir kısımda yayılmış
olduğundan derin toprak işlemesinden kaçınılmalıdır.
Bitkilerdeki gövde kalınlaşması yeterli seviyeye gelince
çapa yerine yabancı ot ilaçlaması da tercih edilebilir.
Yabancı ot ilaçlamasında dip sürgünlerinin temizlenmiş
olmasına, gövde dokusunun yeşil kabuk dokusundan odun
dokusuna dönmüş olmasına ve ilaç atımında doz ve kullanım
kurallarına uyulmasına dikkat edilmelidir.
SULAMA
Yıllık yağış miktarı 750 mm'yi geçen bölgelerde erikleri
sulamadan da yetiştirilebilirler. Yağış miktarı bu rakamın
altına düşen yerlerde sulamanın yapılması zorunludur.
Erikler saçak köklü olduklarından ve kökler yüzeysel
geliştiklerinden su istekleri derin köklü meyve türlerine
göre daha fazladır. Mevcut türler arasında P.cerasifera
türleri kuraklığı en fazla dayanır. Ege Bölgesi'nde erik
bahçeleri Mayıs ayının ikinci yarısından itibaren sonbahar
yağışlarına kadar geçen süre içinde 8-12 günde bir sulanır.
Sulamada karık, çanak, tava yöntemi veya karık-çanak
kombinasyonları gibi farklı teknikler kullanılabilir. Sulama
sistemi toprağın özelliğine, su kaynağının zenginlik
durumuna göre seçilir. Damlama sulama ve mini yağmurlama
sistemleri de günümüzde uygulamaya girmiştir.
GÜBRELEME
Erik ağaçlarına verilecek gübre miktarı, topraktaki besin
maddeleri durumuna, toprağın tipine, ağaçların yaşına,
alınan ürün miktarına, ekolojik bölgeye ve ağaçların gelişme
durumuna göre değişir. Verilecek gübre miktarının yaprak ve
toprak analizine göre belirlenmesi en uygun yöntemdir.
Azotlu gübreler kış sonunda ilkbahar gelişmesi başlamadan
önce verilmelidir. Erik ağaçlan azotun hem sülfat, hem de
nitrat formuna cevap verirler. Gübreyi seçerken fiyat etmeni
de gözönünde bulundurulmalıdır. Ancak pH'sı 6.5'un altında
olan topraklarda amonyum sülfat kullanmaktan kaçınmak
gerekir. Üre ise toprak pH'sı 5.0'in altında olan
topraklarda kullanılmalıdır. Azotlu gübrenin Haziran
ortasından sonra uygulanması önerilmez. Geç uygulamalar
meyvede renk oluşmasını azaltır, sonbaharda sürgünlerin
uzamasına neden olur ve kış soğuklarından zararlanmayı
artırır.
Genç ağaçlarda ağaç başına her yaş için 113-226 gr aktif
azot uygulanır. Bu miktarlar arzu edilen büyüme durumuna
göre azaltılıp çoğaltılabilir. Meyve veren ağaçlarda
8.5-11.2 kg/dekar aktif azot uygulaması
önerilebilir.Fosforlu ve potaslı gübreler kış başında, meyve
veren ağaçlarda sıralar arasına, genç ağaçlarda ise taç
izdüşümleri çevresine gelecek şekilde verilmelidir.Kimyasal
gübrelerin yanı sıra 2 yılda bir ağaç başına 50 kg iyi
yanmış çiftlik gübresi (meyve veren ağaçlar için)
verilmelidir. Ayrıca yeşil gübreleme yapılması yararlıdır.
ANAÇLAR
Anaç, kalem üzerine; ağaç şekli ve büyüklüğü, çeşitli toprak
ve iklim şartlarına adaptasyonu, mahsüle yatma ve mahsül
kalite ve kantitesi, çeşitli hastalık ve zararlılara
dayanıklılık yönünden etki etmektedir. Meyve
yetiştiriciliğinde kullanılan anaçlar üretilme şekline göre
generatif ve vejetatif olarak iki grupta toplanır.
Erikler için anaç olarak muhtelif erik türlerinin çöğür ve
klon anaçtan ile şeftali, kayısı ve badem çöğür anaçları
kullanılmaktadır.
Erik Çöğür Anaçları:
P.ceresifera (myrobolan kiraz eriği):
Kökeni Kafkasya ve bunun dolaylarındaki Asya ve Avrupa
memleketleridir. Anadolu'da büyük bir form zenginliği
gösterir.
Yurdumuzda ve Dünya'da geniş ölçüde kullanılan erik
anacıdır. Özellikle Avrupa grubu (P.domestica) erik
çeşitler için istenen anaç olmakla beraber, Japon grubu (P.salicina)
erikler için de uygundur.
Ancak President, Kelsey gibi bazı çeşitlerin bu anaç ile tam
uyum gösteremediği belirtilmektedir. P.ceresifera
anaçları ABD ve Avrupa'da Myrobolan erikleri diye
tanınmaktadır. Yurdumuzda ise can eriği olarak
tanımlanmaktadır. Değişik toprak ve iklim şartlarına
uyabilmektedir. Kök ur nematoduna hassas fakat kök boğazı
çürüklüğüne mukavimdir. Hafif, kumlu topraklarda çok iyi
gelişir. Kuvvetli bir anaç olup, bu anaç üzerine aşılı
fidanlar 7x7 m gibi mesafelere dikilmelidir.
P.persica(Şeftali): Kumsal, hafif ve fazla derin
olmayan topraklarda eriğe anaç olarak kullanılmaktadır. Yan
kuvvette ağaçlar oluşturur ve erkencilik sağlar. Nematodun
sorun olduğu yerlerde tercih edilmelidir. Japon eriklerinin
hemen hepsi ile iyi uyuşma gösterir, ancak Avrupa
eriklerinin bazıları ile uyuşmazlık görülebilir. Eğer erik
bahçesi daha önce şeftali bahçesi olarak kullanılmış bir
arazide kurulacaksa şeftali anacı kullanılmamalıdır.
P.armeniaca (Kayısı): Nematodlu bölgelerde kumsal
topraklar için kullanılabilecek bir anaçtır. Kültür
çeşitleri ile uyuşması değişiktir. Japon erikleri ile Avrupa
eriklerine nazaran iyi uyuşma gösterir. Bu anaç
kullanılacağı zaman kalem anaç ilişkilerinin önceden
bilinmesi gerekir. Kayısı anacı erik için ancak nematodun
söz konusu olduğu durumlarda düşünülmelidir.
P.amygdaus (Badem): Kumsal topraklarda erik
yetiştiriciliği yapılacağı zaman bu anaçlar tercih edilir.
French gibi bazı erik çeşitleri badem anacı üzerine başarılı
bir şekilde yetiştirilmektedir.Tüm çeşitlerle iyi uyum
sağlamayabilir. Badem üzerine aşılı erik çeşitleri erken
meyveye yatar. Bol verimli yüksek kaliteli meyve veren
ağaçlar oluştururlar. Meşe kök mantarı, vertisilyum
solgunluğuna ve nematoda duyarlıdır. Bakteriyel kansere orta
derecede dayanıklıdır.
P.salcia: Japon ve Avrupa grubu eriklerle uyuşur,
bodur ağaçlar meydana getirir. Kumlu topraklara adapte
olduğu için bu tür topraklarda bodur erik anacı olarak
kullanılabilir.
Erik Klon Anaçları
Myrobolan B: Kireçli, ağır, drenajı kötü,
hafif, kuvvetli ve zayıf vb. çeşitli topraklara iyi uyum
sağlar, üretilmesi kolaydır. Kuvvetli ve verimli ağaçlar
oluşturur.
R.C.d'Althan, Stanley, Prune Martin, R.C.Quillus çeşitleri
ile uyuşmazlık gösterir. Nematot, bakteriyel kanser ve
vertisulyuma duyarlı, kök boğazı çürüklüğüne orta derecede
dayanıklıdır.
Myrobolan GI.931-6: pH'sı yüksek
topraklardaki yetiştiricilik için kullanılan bir anaçtır.
Diğer anaçların iyi sonuç vermediği asitli topraklarda iyi
sonuç vermektedir.
Myrobolan 29-C: İlk yıllarda kökleri yüzeysel
gelişir, sonraki yıllarda derinlere gider. Yan kuvvetli
ağaçlar oluşturur. Nematoda dayanıklıdır. Kök boğazı
çürüklüğü, vertisilyum ve bakteriyel kansere orta derecede
duyarlıdır.
Marianna: Prunus cerasifera ve Prunus
munsoniana'nın tozlanması sonucu elde edilmiş ve vegetatif
olarak üretilebilen bir anaçtır. Ağır ve çok rutubetli
topraklarda kullanılabilir. Kök ur nematoduna bağışık olup,
kök boğazı çürüklüğü ve kök kanserine dayanıklıdır. Avrupa
ve Japon grubu erikleri ile uyuşmaktadır. Marianna
anaçlarının değişik klonları vardır.
• Marianna GF8-1: Kuvvetli ağaç
oluşturur, vegetatif olarak üretilmesi kolaydır. Çok değişik
topraklara rahatlıkla uyum sağlar. R.C.d'Alfhan çeşidi ile
uyuşmamaktadır.
• Marianna 2624 Klonu: Üretilmesi
kolaydır. Değişik toprak tiplerine uyumu iyidir. Kökleri ilk
yıllarda yüzeysel gelişir. Orta kuvvette ağaçlar oluşturur.
Nematoda dayanıklı, kök boğazı çürüklüğüne ve vertisilyuma
orta derecede dayanıklı, bakteriyel kansere ise çok
duyarlıdır.
Prunus domastica: Bu anaçlar İngiltere'de
kullanılmaktadır. Bodurda kuvvetliye kadar değişik tipte
konları vardır.
• Brompton Klonu: Yarı kuvvetli
ağaçlar oluşturur. Ağaçlar kaliteli ve bol meyve verirler.
Kültür çeşitleri ile uyuşması iyidir. Vegetatif olarak
üretilmesi zordur. Bu durumun hormonla ve sisteme ile
düzeltilmesi halinde çok iyi bir anaçtır,
• Common plum Klonu: Yarı bodur
ağaçlar oluşturur. Daldırma ve odun çelikleri ile kolaylıkla
üretilebilir. Her çeşitle uyuşması iyidir.
• Brussel Klonu: Yan kuvvetli ağaç
oluşturur. Üretimi ancak daldırma ile yapılabilmektedir.
Hastalıklara duyarlıdır ve pek çok çeşit ile uyum
göstermektedir. Günümüzde hemen hemen kullanılmamaktadır.
Prunus instita: Bu türün değişik klonları
da eriğe anaç olarak kullanılmaktadır.
• Common mussel Klonu: iyi
toprakları sever ve kuvvetli ağaç oluşturan bir anaçtır.
Odun ve kök çelikleri ile kolaylıkla üretilebilmektedir. Pek
çok çeşit ile başlangıçta iyi bir uyuşma göstermesine rağmen
ileriki yıllarda bazı çeşitlerle olan kombinasyonunda ağacın
gelişmesi durmakta ve meyveler iyi gelişememektedir. Bazı
çeşitlerle olan kombinasyonunda gözlenen bodurluk gerçek ve
sağlıklı bir bodurluktan çok, fizyolojik zayıflık nedeni ile
gelişme yetersizliğinden ileri gelen bodurluktur.
• Black damas Klonu: Değişik toprak
tiplerine kolaylıkla uyum sağlayabilen ve kuvvetli ağaç
oluşturan bir anaçtır. Kültürel bir çeşidi ile uyuşması
iyidir.
• Sa/nf Julien A klonu; Bu anaç yarı bodur ve bol verimli
ağaçlar oluşturur. Bu ağaçlar erken meyveye yatar. Değişik
toprak tiplerine, özellikle kireçli topraklara uyumu çok
iyidir. Bir çok çeşit ile uyuşması iyidir. Sıcak iklimlerde
gelişmesi iyidir. Vegetatif olarak üretilmesi zordur.
• Pixy: ingiltere'de East Mailing Araştırma
istasyonu tarafından St. Julien d'Orieans klon populasyonu
arasında bodur anaç olarak elde edilmiştir. Vegetatif olarak
(odun çelikleri ile) üretilen bu anaç üzerine aşılı erik
çeşitleri erken meyveye yatmakta, daha iri meyveli ve şeker
oranı yüksek meyve oluşturmaktadır. Pixy, St Julien anacına
göre % 30 oranında bodurluk sağlamaktadır.
MEYVE SEYRELTMESİ
Japon erikleri ile bazı can eriklerinde bir çiçek
tomurcuğundan 1-3 çiçek meydana geldiğinden aşırı yüklenme
olmaktadır. Seyreltme elle yada kimyasal maddelerle
yapılır.Meyveleri küçük olduğundan elle seyreltme
masraflıdır. Geç olgunlaşan çeşitlerde elle seyreltme
Haziran dökümünden sonra uygulanır. Diğerlerinde ise genç
meyve dökümü sona erince yapılmalıdır. Yeşil olarak
tüketilen can erikleri de ağaçlardaki meyveler aralıklı
olarak hasat edildiğinden her meyve toplama, seyreltme
yerine geçer.
Eriklerde kimyasal maddelerle seyreltme elmalardakî kadar
başarılı olamamıştır. Kimyasal maddelerin bîr kısmı DNOC'li
bileşiklerdir. Bu etkili maddeye sahip Elgetol,
ağaçlara %70-80 çiçeklenme devresinde püskürtülür. Bundan
başka bu amaçla kireç sülfür de denenmiştir. Bu kimyasal
madde %6-7 konsantrasyonunda ve % 50-60 çiçeklenme
safhasında ağaçlara atılır.
HASAT
En iyi toplama olgunluğu; meyvelerin ağaçta tam
iriliklerini, renklerini aldıkları, tam tatlılaştıkları ve
eti gevrek olduğu zamandır. Ana ağaç üzerinde olgunluğun bu
kadar ilerlemesi yakın pazarlar için toplanacak meyvelerde
söz konusudur. Uzak pazarlar için ise hasat daha erken
yapılmalıdır.
Eriklerde hasat zamanı, üst ve zemin renkteki değişime meyve
eti sertliğine, suda eriyen kuru madde miktarına bakılarak
veya tam çiçekten hasada geçen süreye bakılarak tayin
edilir.
Kurutmalık erik meyveleri ise ağaçlar üzerinde aşın derecede
olgunlaşıp bir miktar suyunu uçurup, buruştuktan sonra hasat
edilirler. Buruşan eriklerin bir kısmı ağaçların dibine
düşer. Bunlar yerlerden toplanır. Ağaçta kalan meyvelerde
elle veya makine ile hasat edilirler.
DEPOLAMA
Erikler en uygun 0°C veya -0.5 °C'de saklanırlar. Bu
sıcaklık derecesinde Avrupa eriklerini 2-3 ay, Japon
eriklerini de 3-4 ay saklamak mümkün olur. Düşük sıcaklık
derecesinde iç kararması yapan erikleri kontrollü atmosfer
koşullarında 4-8 °C'de yukarıda belirtilen sürelerde
saklamak mümkündür.

|