KİRAZ YETİŞTİRİCİLİĞİ
Anadolu bir meyve türlerinde olduğu gibi
kirazın da en eski kültürünün yapıldığı bir yerdir. Yapılan
çalışmalarla kirazın gen merkezinin Transkafkasya, Küçük Asya
civarı ve İran olduğu belirlenmiştir.
Yabani kirazların yoğun olarak bulunduğu Hazar denizi ile
Karadeniz arasındaki bölgenin kirazın Anavatanı olduğu kabul
edilmektedir. Memleketimizde de Kuzey Anadolu Dağları ve Doğu
Toroslar'da yabani tiplere bol miktarda rastlanmaktadır.
Dünyada geniş bir yayılmaya sahip olmakla beraber ticari
üretimi bazı ülkelerde yoğunlaşmıştır. A.B.D, Türkiye, Almanya,
İtalya, Fransa, Bağımsız Devletler Topluluğunun Avrupa kısmı
önemli üretici ülkelerdir. Ülkemiz iklim şartlarına bağlı olarak
A.B.D.'den sonra: genellikle ikinci sırada yer almaktadır.
Üretim miktarı bakımından dünyada ikinci durumda olmamıza
rağmen, üretim kalitesi ve ihracat miktarı bakımından durumumuz
istenilen düzeyin altındadır.KİRAZ ÇEŞİTLERİ
 0900 Ziraat |
 Lambert |
 Beyaz Kiraz |
 Merton Late |
|
BAHÇE KURULMASI
Kiraz yetiştiriciliğinde problemlerin büyük
kısmı henüz bahçe kurulurken yapılan hatalara dayanmaktadır.
Tek çeşitle bahçe kurulması, genellikle derin dikim verim ve
ağaç sağlığını etkilemektedir. Kiraz bahçesi kuruluş
aşamasında iyi bir planlama yapılmalı ve ilk yıllarda
gerekli kültürel tedbirler ihmal edilmemelidir.
Ülkemizde genellikle eski bahçeler tek çeşitle kurulmuştur.
Tek çeşitle bahçe kurulması yetersiz döllenme ve/veya hiç
döllenmemeye sebep olmaktadır. Hasada yakın dönemde dolu
veya yağmur yağışları olursa üreticiler büyük zarar
görmektedir. Bu yüzden hiçbir yetiştirici tek çeşitle kiraz
bahçesi kurmamalıdır. Her bahçede en azından 4-5 çeşit yer
almalı; bu çeşitlerde birbiri ile uyuşur (birbirini döller)
çeşitler olmalıdır.
ÇEŞİT SEÇİMİ ve DÖLLENME
Kiraz bahçesi kurulurken çeşit seçimine dikkat edilmelidir.
Bahçe tek bir çeşitle tesis edilmemeli, tozlayıcı çeşitlerle
beraber kurulmalıdır.Tozlayıcı çeşitlerin çiçeklenme
zamanlarının ana çeşidin çiçeklenme dönemiyle çakışmasına
dikkat edilmelidir.
Kiraz çeşitlerinin çoğu kendine kısırdır. Kendine kısırlığın
yanı sıra bir de grup uyuşmazlığı söz konusudur. Birkaç
çeşit hariç kirazlar kendi kendini dölleyemezler. Dölleyîci
çeşit yoksa genellikle her 100 çiçekten 3-5'i meyveye
dönüşür. Ekonomik anlamda her 100 çiçeğin 25'inin meyve
bağlaması yeterli görülebilir. % 25-40 iyi verim; % 40'dan
fazla meyve bağlaması ise mükemmeldir. Uygun şartlarda meyve
tutumu % 70-80 olabilmektedir.
Dölleyici çeşit seçimi için bazı standart
ölçülere uyulması gerekir. Bu ölçüler şöyle sıralanabilir;
• Dölleyici çeşit de iyi bilinen standart bir çeşit
olmalıdır.
• Dölleyici çeşit bilimsel çalışmalarla belirlenmiş,
ispatlanmış bir çeşit olmalıdır.
• Dölleyici çeşitlerin de ekonomik değeri olmalıdır.
• Dölleyici çeşit bölge şartlarına uygun olmalıdır ( Pazar
istekleri.yağmur durumu vs.)
• Bu teknik özelliklerin yanı sıra dölleyici çeşitler çiftçi
tarafından sevilen ve benimsenen çeşitler olmalıdır. Ağaç
sayısı bakımından genel bir oran olarak dölleyîci sayısı 1
/9 şeklinde düşünülebilir.
TİCARİ KİRAZ BAHÇESİ KURMAK İÇİN YER
SEÇİMİ
Yer ve Yöney:
Rakımın 1000 m veya daha yüksek olduğu arazilerde güneye
bakan yamaçlarda uyanma erken olacağı için;geç ilkbahar
donlarından zararlanma görülebilir. Don tabanı oluşturan,
etrafı tepelerle çevrili çukur ve taban yerler de uygun
değildir. Su tutma kapasitesi yüksek, ağır ve taban yerler
de kirazın gençlik kısırlığı dönemini kısalttığı gibi ömrünü
de kısaltır.
Ağır ve taban yerlerdense, meyilli ve yamaç yerler daha
uygundur. Hafif meyilli, hava akımının tatlı bir şekilde
olduğu.şiddetli rüzgarlara açık olmayan yerler kirazlar için
uygundur. Çiftçi hafif meyilli bir araziye sahipse ve birkaç
türle bahçe kurmayı düşünüyorsa, drenajı daha iyi olan
meyilli yerlere kirazları dikmelidir.
İklim:
Kiraz tam anlamıyla bir ılıman iklim meyvesidir. Yüksek yaz
sıcaklarından hoşlanmadığı gibi düşük kış soğuklarından da
zarar görür. Aşırı yaz sıcakları genel anlamda bitki
gelişimini yavaşlatır.
Su sıkıntısı olan yerlerde meyve kalitesini düşürür. Bazı
çeşitlerde çift pistil (ikiz meyve) oluşumunu artırarak
pazar değerini düşürür.
Düşük sıcaklık zararlanmaları birkaç yönüyle önemlidir. Don
derinliğinin fazla işlediği larda doğrudan köklerin donması,
dal birleşme noktalarında zararlanma, çiçek gözleri veya
çiçeklerin donması, gövde yanma ve yarılmaları belli başlı
iklim zararlanmalarıdır. Doğrudan köklerin donması ile dal
birleşme noktalarının zararlanması ender rastlanabilecek bir
durum ise de bölgenin uzun yıllar ortalamalarına göre
minimum sıcaklıklarının bilinmesi riski önleme bakımından
önemlidir.
Gelişmiş ülkelerde ve büyük bahçelerde don riski otomatik
olarak çalışan rüzgar pervaneleri, sisleyici ve
dumanlayıcılarla kontrol edilmektedir. Genellikle çiçeklenme
dönemindeki don olayı açık ve rüzgarsız gecelerde olacağı
için, bazı korunma tedbirleri uygulanabilir. Bahçenin
değişik yerlerinde önceden hazırlanan yanık yağ emdirilmiş
sap-saman artıkları veya talaş, lastik gibi şeylerin don
beklentisi olan gecelerde yakılması bir dereceye kadar
korunma sağlar.
Kış mevsimi içerisinde - 20 derece; kışın hemen başı ile
sonuna doğru ise - 15 derece ekstrem (tehlikeli) dereceler
sayılabilir. Bu derecelerin altındaki soğuklar ağaçlara da
zarar verirler. Tomurcuk patlamasından sonraki dönemlerde -5
derecenin iki saat sürmesinin bütün çeşitlerde ekonomik
zarar yapacağı beklenilmelidir.
Yağışlar:
Teorik olarak 600 mm.den daha fazla yağış alan yerlerde
kiraz yetiştiriciliği yapılabilir olarak kabul edilmişse
de.dışsatıma yönelik kaliteli kiraz yetiştiriciliğinde bu
ölçü pek bir şey ifade etmez. Kiraz yetiştiriciliğinde
yağışın toplam miktarından ziyade .dağılımı önemlidir. Bu
yüzden kaliteli kiraz üretimi için sulama gereklidir. Çünkü
kalite unsurlarının geliştiği dönem ülkemiz genelinde
yağışsız bir dönemdir.
"Ben" düşme döneminden önceki yağışlar
olumlu etki yaparlar. Çiçeklenme dönemi ite hasada yakın
dönemlerdeki yağışların etkisi ise olumsuzdur. Sulanmadan
yapılan yetiştiricilikte, meyve tutumundan itibaren "ben"
dönemine kadar ki yağış miktarı . ile.hasattan sonraki yağış
miktarları önem taşır. Kış süresince meydana gelen bol
yağışlar kirazın kritik dönemleri için pek anlam ifade
etmez. "Ben" döneminden önceki yağışlar o yılın meyve
kalitesine; hasattan sonraki yağışlar ise gelecek yılın
meyve gözlerinin gelişimine katkıda bulunur.
Kirazlar yönünden seçicidir, iyi drene edilmiş, derin,
verimli, havadar, organik madde yönünden zengin lar
isterler. Nehir ve çay kenarlarındaki alüvyal lar ile, dağ
ve tepe yamaçlarının eteklerindeki yumuşak ve derin lar
kiraz yetiştirmeye uygundur.
Anaç seçimi İdris veya kuşkirazı anaçlı fidan seçimi gündeme
geldiğinde genellikle taban ve sulu yerlere kuşkirazı anaçlı
fidan önerilir. Toprağa uygun anaç seçimi bakımından,
taşlı-kumlu lar ile suyun kısıtlı olduğu veya sulama suyunun
bulunmadığı yerlerde idris anacı kullanılabilir.
Bahçenin Planlanması:
Kültürel işlemlerin kolay ve rahat yapılabilmesi, ağaçların
güneş ve tan eşit yararlanması amacıyla, ağaçlar belli bir
düzende dikilirler. Arazinin şekli, eldeki alet- ekipman,
toprağın yapısı, ara tanmına ihtiyaç olup olmadığı gibi
hususlar göz önünde bulundurularak; dikdörtgen, kare,
satranç, üçgen dikim şekillerinden birisine karar verilir.
Dikim:
Dikim tahtası kullanılarak yapılmalıdır. Dikimden önce,
fidanın kökündeki söküm yaraları sağlam yerlerine kadar
kesilerek temizlenir. Saçak köklerin de uzun tasımlan
kesilerek kısaltılır. Kök tuvaleti ( kök budaması)
yapılmadan fidan dikilmemelidir. Aşı noktası dikim
tahtasının hemen üstünde olmalıdır. Kökler hafifçe toprağa
bastırılır. Üst tan atılarak fidanın kökü kapatılır. Kökler
kapandığında çiğnenerek sıkıştırılır. Tekrar
doldurularak düzlenir ve hafifçe sıkıştırılır.
Dikimden sonra can suyu verilmesi tutma miktarına
etkilidir. Bu yüzden imkan varsa mutlaka can suyu
verilmelidir. Can suyu vermekle la köklerin teması sağlanmış
olur. Böylece kökler uygun ısısı bulur bulmaz
çalışmaya başlarlar.
Rüzgarın etkili olduğu yerlerde fidanlar için koruyucu herek
dikimi önerilebilir. Şiddetli yağış ve rüzgarlardan sonra^
bahçenin gezilerek kontrol edilmesi, eğilen veya kımıldayan
fidanların yeniden düzeltilerek sıkıştırılması gerekebilir.
BAHÇENİN BAKIMI
İşleme:
işleme genel olarak, toprağın havalandırılması,yabancı ot
mücadelesi, gübrelerin toprağa karıştırılması, nemin
muhafaza edilmesi, kış yağışlarının faydasını artırmak,
sulamadan sonra kaymak tabakasını kırmak, bazı zararlılarla
mücadeleye yardımcı olmak amacıyla yapılan bir işlemdir.
işlemeli sistemde, sonbaharda yaprak dökümünden sonra bahçe
pullukla sürülür. Bu sürümde amaç derin sürüm değil; yüzlek
sürüm olmalıdır. Yaprak artıklarını toprağa karıştırmak ve
kiraz sineği larvalarını öldürmek amacıyla önerilir bir
işlemedir, işleme derinliği 10-12 cm'yi geçmemelidir.
Gübreleme:
Gübreleme; genel olarak eksikliği duyulan bitki besin
elementlerinin bitkilere verilmesidir. Tanımdan da
anlaşılacağı gibi sadece uygulamaları değil.yapraktan
yapılacak uygulamalar da gübrelemedir.
Gübrelemenin istenilen etkiyi göstermesi için,
bazı kurallara uyulması gerekir:
• Kullanılacak gübre amaca uygun olmalıdır
• Bitkinin ihtiyacı kadar gübre verilmelidir.
• Gübre usulüne uygun verilmelidir.
• Gübre uygun zamanda verilmelidir.
Kirazlarda kimyasal gübreleme titizlik
isteyen bir konudur. ve yaprak analizleriyle beraber,
çiftçinin gözlemleri de önemlidir. Sadece bitki gelişmesinin
teşvik edilmesine yönelik bir gübreleme, gençlik kısırlığı
dönemini uzatarak, azman fakat verimsiz bahçeler meydana
getirir. Gübrelemede azot- fosfor- potasyum dengesinin iyi
kurulması gerekir. Bu dengenin kurulması, verime yatmada
oldukça nazlı davranan kirazlar için diğer meyvelerden daha
önemlidir.
Sulama:
Kirazda sulama, fidan dikimindeki "can suyu" ile başlar.
Dikim ilkbaharda da yapılsa; sonbaharda da yapılsa can suyu
faydalıdır. Kirazlar kuru ve havadan hoşlanmazlar.
Buna karşılık taki, aşırı suyu da sevmezler. Bu yüzden ne
kupkuru kalmalı; ne de çamur haline getirilmelidir. Salma
sulama, özellikle göllendirerek sulama hiç uygun değildir.
Sulama esnasında ve sonrasında köklerin oksijensiz kalması
önlenmelidir. Ben döneminden itibaren, hasada 4-5 gün
kalıncaya kadar kirazlar susuz kalmamalıdır. Bu dönemde
devamlı olarak hafifçe nemli tutulabilirse, mükemmel irilik
ve kalite elde edilir.
Yetişkin ağaçlarda sulama yapılırken, kök boğazı çevresi
sulanmamalıdır. Sulama düzeni oluşturulurken, bitki
gövdesinden 2-3 metre dışarıdan setler yapılır.
Çiftçilerimizin çoğu, zaten setleri bu şekilde
hazırlamaktadır. Bu setlerin içi değil dışı sulanmalıdır.
Çünkü etkili kök dağılma alanı gövdede değil, taç
izdüşümündedir. Gübreleme ve sulamanın taç izdüşümüne
yapılması, hem kök yayılmasını teşvik eder, hem de kök
boğazını mantari hastalıklardan korur. Hasattan sonra da
kirazların sulanmaya ihtiyacı vardır.
Budama:
Ağaçlar için yapılan her şey fizyolojik dengenin daha erken
sağlanması, bu ahenk ve dengenin mümkün olduğu kadar uzunca
sürdürülmesi amacına yöneliktir.
Budama da genel anlamda bu amacın gerçekleşmesi için yapılan
çabaların en önemlilerinden birisidir. Işık yoğunluğunu
artırmak amacıyla düzenli, kuvvetli ve dengeli taç
oluşturmak, asimilasyonu artırmak amacıyla bazı dallan uzun
bırakmak veya hiç kesmemek dar açılan genişletmek, zayıf
büyüyen dalların açılarını daraltmak, fazla dalların bir
kısmını seyreltmek, diğer dallan eğmek-bükmek fizyolojik
denge kurulmasını hızlandıracak tedbirler olarak
uygulanabilir.
Sürgün oluşumunun azaldığı ileri dönemlerde ise, dallan kısa
kesmek, açılan genişlemiş dalların açılannı düzeltmek, meyve
gözü ve dal seyreltmesi yapmak, düzenli azotlu gübre
kullanmak gerekebilir.
Budama, meyve ağaçlarının düzgün ve kuvvetli
bir taç oluşturmalarını sağlamak, verim çağında uzun
kalmalarını temin etmek, kuvvetten düşmüş ağaçlan yeniden
güçlendirerek bir süre daha yüksek kaliteli meyve
vermelerini sağlamaktır.
Budama sadece makasla dal kesimi gibi düşünülmemelidir.
Dalların açılarının düzeltilmesi, eğilmesi, bükülmesi gibi
uygulamalar da budamadır. Dal kesimi şeklindeki uygulamalar
erken ilkbaharda yapılabilirler.
Yaz budaması, ağaçların şekillendirilme yıllarında mutlaka
yapılması gereken teknik bir uygulamadır. Yaz budamaları
yapılmadan iyi bir taç oluşumunun sağlanması zor olduğu
gibi.gençlik kısırlığı devresinin kısaltılması da hemen
hemen imkansızdır. Sürgünlerin yeşilden odunlaşmaya
başladığı günlerde da) seçimi, eğme, bükme, uç alımı ve
gerekliyse dal seyreltme şeklinde yapılmalıdır. erken
veya geç yapılmamalıdır.
Bakteriyel kanser vb. hastalıkların bulaşma ve yayılmasını
önlemek amacıyla budamada kullanılan makas ve
testereler sık alarak temizlenmelidir. Pratik
olarak bir ağaçtan öbür ağaca geçerken mutlaka
temizlenmelidir. Bu maksatla dezenfektanlar kullanılabildiği
gibi, çamaşır suyu da sulandırılarak kullanılabilir. Bir
ölçü çamaşır suyuna 3-4 ölçü su eklenerek basit bir
temizleme karışımı elde edilebilir.
Kirazlar kalın ve zamansız dal kesimlerinden hoşlanmazlar.
Bu yüzden dikimden sonraki birkaç yılda taç oluşturulmalı,
daha sonra mecbur kalınmadıkça kalın dal kesiminden
kaçınılmalıdır. Mecburen kalın dal kesilecekse, budama
mevsimi içinde kesilmeli, kesim yeri aşı macunuyla
kapatılmalıdır. Hasat esnasında veya başka zamanlarda
kınlan, ayrılan, yaralanan dallar ise ağaçlarda kuru olarak
bırakılmamalı, ağaçtan uzaklaştırarak yara yerleri
macunlanmalıdır. Budama aynı zamanda kaliteli meyve elde
edilmesi için de vazgeçilmez bir uygulamadır.
HASTALIK - ZARARLILAR VE MÜCADELESİ
Kirazlarda yaygın olarak görülen hastalıklar bakteriyel
kanser (Pseudomonas syringae), dal yanıklığı
(Pseudomonas morsprunorum) ve monilyadır (Monilia
taxa). Kiraz yetiştiriciliğinin yaygın olduğu yerlerde
bakteriyel kanser daha tahripkar ve endişe vericidir. Henüz
tamamen kontrol edilebilir olmamakla beraber, bazı
tedbirlerle şiddet ve zararı azaltılabilmektedir.
HASAT
Kiraz hasadı fazla işgücü isteyen bir iştir. Geniş
bahçelerde hasat konusu önceden planlanmalı ve zamanında
bitirilmelidir. Bazen hasadın iki defada yapılması da
gerekebilir.
Meyve özelliği bakımından kiraz ne erken ne de geç hasat
edilebilir. Erken hasat edildiğinde açık renkli, az tatlı ve
küçük meyve elde edilir. Geç kalındığında ise, kirazın
dayanıklılığı azalır, meyve yumuşar, kararır ve saplan
kurur. Bu yüzden tam zamanında hasat edilmelidir. Bakım
şartlan "iyiyse, hasattan önceki 8-10 gün içerisinde
önemli miktarlarda irilik, miktar artışı sağlanabilir.
Sapsız olarak da hasat yapılmaz. Satışta kirazın saplarının
yeşil olması arzu edildiğinden, saptan tutularak sapın
örselenmesine meydan vermemelidir. Meyvenin koparıldığı
yerde gelecek yılın meyve gözleri de bulunduğundan,
çıtanakların tartmamasına özen gösterilmelidir. Toplama
kovalan büyük olmamalı, içerisine yumuşak bez veya
havalı plastik geçirilerek berelenme ve ezilme önlenmelidir.
Biriktirme kasaları bahçenin en gölge ve serin yerinde
olmalı, toplanan meyveler güneşte bırakılmamalıdır. Seçim ve
ambalajlama bahçede yapılacaksa, uygun olmayan meyveler
hemen ayıklanmalıdır.
Yoğun olarak kiraz yetiştirilen bölgelerimizde pazarlama
sorunu yoktur. İhraç edilecek kirazlar bazı işlemlerden
geçmek zorundadır. Ön soğutma bu işlemlerin en önemlisidir
ve bu işlem yapılmadan rekabete dayalı ve gerçek değerde
ihracat yapılması imkansızdır. Ön soğutma işlemi ciddi
çalışan ihracatçılar tarafından yapılmaktadır. Ön soğutmada
kirazlar kısa bir sürede (8 dakika) 4 derecenin altında
soğutulurlar. Böylece bozulmalar önlenmiş, dayanıklılık
artırılmış ve meyvelere dinçlik kazandırılmış olur.
Daha sonra kirazlar soğuk zincirin dışına hiç çıkmadan
seçilir, boylanır ve Pazar isteklerine göre ambalajlanırlar.
İhraç edilecek kirazlarda bazı özellikler
bulunmalıdır:
• Ürün iri iyi kaliteli ve homojen olmalıdır
• Meyveler çeşide has renk ve tat da olmalıdır.
• (0900 Ziraat çeşidi için) meyve çapı 24mm. den fazla
olmalıdır.
• Meyveler tozsuz, kirşiz, eziksiz, yarasız ve saplı
olmalıdır.
• Meyvede insan sağlığına zararlı ilaç kalıntısı
olmamalıdır.
• Seçim iyi yapılmalı, ambalaj iyi malzemeyle
yapılmalıdır.
• Kirazlar kesinlikle kurtsuz olmalıdır.
Kaynak: bahce.biz
|